Kültürümüz

 Kültürümüz

GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ

EVLİLİK
Çok eski yıllarda evliliğe görücü usulü ile karar verildiği olabilmekteydi. Bu daha çok anne ve babanın verdiği kararla oluşan eş bulma biçimiydi.. Günümüzde artık gençler evliliğe birbirlerini tanıyarak büyük oranda kendi iradeleriyle karar vermektedirler.

Çok eskiden kızı olan bir aileye hiç haber verilmeden istemeye gidilirdi. İmdi ise haber vermeden kız istemeye gidilmez. Gençler aralarında konuşup anla-şırlar.Kızlar genelde kendilerini naza çekerler. Kızın nazlı (tereddütlü) olduğu durumlarda kızı ikna edip evet dedirten kız yada oğlan yakınında kişiler de bulunur ki bunlara “düğüncü “ denir. Arkasından anne,hala,teyze yada abla ile görüşmeler konuşmalar olur. Konu erkeklere açılır. Olur alınınca kız evine gitme günü belirlenir. Buna kız isteme denir. Belirtilen gecede önceden havadan sudan konuşulur. Konuyu iki tarafta bilinmesine karşın oğlan tarafının açması beklenir. Konu tartışılır. Bir seferde kızın verildiği pek görülmez. Kız tarafı iki veya üçüncü gidişte yumuşar, söz kesilir. Söz kesildikten sonra ayrıntılar görüşülür. Başta evlilik tarihi geline yapılacak ağırlık takı, gelin odası gelin elbisesi kadar her şey karalaştırılır. Başlık parası günümüzde kalkmıştır. El ile verme denilen bu olaya bir akşam üstü gelinin sessizce götürülmesi olacağı gibi eşe dosta haber verilerek kalabalık halinde gerçekleştirilebilir.Son yıllarda kız kaçırma-kaçma olayları hayli azaldı. Bu durum oğlanın kızı beğenmesi ve kızın ailesinin buna karşı çıkması durumunda gerçekleştirilebilir.Bu durumda bir yakınlarının yanına sığınırlar. Kız ailesine çocuklarının evlendiği bildirilir.Bu bildirime “haber verme”, bildirene de “haberci “denir.Kız tarafı hayli kızgın olur. Haberci aklı başında sevilip sayılan birisi olmalıdır.Bazı durumlarda yıllarca küs durulduğu ve barışılmadığı da olmuştur. Başlık parası tamamen kalkmıştır.Ağırlık olarak: Asgari 5 adet bilezik, saat, küpe, yüzük alınır. Ayrıca üst baş içinde birkaç kıyafet alınır.Bu arada kız ve oğlan yakınlarına da birkaç hediye alınır.

Not:Gelinin annesine “süt hakkı” olarak bir miktar para veya hediye verilir.

KINA GECESİ
Düğünden bir önceki gece kız evinde toplanır. Oyunlar oynanır, kızın eline kına yakılır.Kına gecesine katılan herkesin eline de kına yakılır. Kızın ağlatılması adettir.Kına yakımı bitiminde kızın başındaki tülbent ilk kapanın olur. Düğün için önceden sözlü veya yazılı davetler yapılır. Gelin evinden çıkarken Kapı açılmaz Kapıyı kesene verilen bahşiş büyük bahşiş olur. Bahşişleri damat babasının veya yakınının vermesi adettir. Gelin giderken de gençler tarafından yol kesilir. Gelin evin avlusuna gelince kendi akrabası gelini içeri koymak istemez. Bahşiş verilir. İçeri girerken eşiğe genelde bir kazan ibrik veya güğüm bırakılır. Gelinin bunları tekmelemesi uğur sayılır. Kapıdan içeri girerken şeker veya bozuk para dökülür.

Genelde düğünler oğlan evinin yakınındaki bir düzlükte veya oğlan evinde yapılırdı. Son yıllarda Belediye kurulmasından sonra okul bahçelerinde veya Belediye Sarayı önünde yapılmaktadır.Düğün törenlerin-de Belediye Evlendirme Memurluğunca resmi nikah kıyılmaktadır.Düğünlerde horonlar oynanmaktadır. Genç kızlar yöresel kıyafetleri ile düğüne katılmaktadırlar. Düğünlerde takı merasimi yapılmaktadır.
Son yıllarda Trabzon’da düğün salonları veya Belediye Evlendirme Salonunda da düğün-nikah mera-simleri yapılmaktadır. Resmi nikahtan sonra da dini ni-kah (İmam Nikahı ) kıyılmaktadır.

Kız tarafına haber gönderilir. Kız tarafı müsait olduğu günü haber verir. Kız evinde Kızın akrabaları bulunur. Erkek tarafı ve yakın akrabaları kız evine gider. Gelin ve damadın yolları kesilir bahşiş istenir. Kız evine varıldığında evin kapısı açılmayabilir. Bahşiş istenir. Oğlan tarafı barışmaya giderken tatlılar, yufkalar hazırlanmıştır. Yufka sepetini indirmeye bilirler. Bahşiş verilir. Damat ve gelin orada bulunanlar ile görüşüp el öper barışma işlemi sona erer. Yemekler yenir. Damat sofradan kalkmayabilir. Bahşiş isteyebilir. Sohbet yapılır. Gelin isterse baba evinde birkaç gün kalabilir.Nadirde olsa boşanmalar ve çok evlilik olmaktadır.

Not :Her genç kızın en güzel hülyası gelinlik giymektir. Gümüş takılar,İpek peştamal,Şal kuşak yerel gelinlik kıyafetidir. Gelinin el alma denilen (El öpmesi) duru-munda bahşiş verilmesi adettendir.

İMECE
Bir çok kimsenin toplanıp elbirliğiyle bir kişinin işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesidir. Odun ,taş,gübre (çiftlik gübresi) , tarla, çayır,talaş soy-ma, mısır soyma gibi imece çeşitleri vardır. Kuşluk, akşam ve günlük gibi imece zamanları vardır.


TALAŞ İMECESİ : Mısır tohumları tarlalar bellendikten sonra tarlaya ekiler. Mısırların büyümesi sıklarının alınması ve mısırın olgunlaştıktan sonra biçilmesi gerekmektedir. Biçilen mısırlar öbekler halinde bellerinden bağlanarak “ Çıtıman “ haline getirilir. Mısır koçanları saplarından ayrılarak çuvallar ve sepetler ile evlerin önüne veya eve taşınır. Mısır koçanını saran yaprakların soyulmasını “Talaş” denir. Bu işe eğlence-şenlik halinde komşularla arkadaşlarla beraber soyulur. Bu esnada maniler, bilmeceler söylenir. Fıkralar anlatılır. Talaşın soyulmasından sonra oyun oynanır,yemekler yenir,çay içilir... İmeceler de amaç yardımlaşma birlik ve beraberliktir.

YEMEK ÇEŞİTLERİ ve YAPILIŞI
Her yörenin kendine has mutfağı olduğu gibi Geyikli’nin de kendine özgü, çok değişik ve lezzetli yemekleri vardır. Özellikle yörenin en önemli sebzesi olan lahanadan onlarca değişik yiyecekler yapılmaktadır. Karalahana çorbası (pancar çorbası),Karalahana sarması ,lahana mancısı (susuz pancar) lahana kavurması, mısır lapası (darı çorbası ), mısır ekmeği, taze fasulye tavası ,pırası çorbası, patlıcan kızartma, sütlü kabak,fırın kabağı ,Merağucan kavurması ve tavası, ısırgan yemeği, sarım-saklı fasulye, kuru fasulye,dizin fasulye,pazı mıhlaması, ısırgan püresi, kazkaldıran- kaygana (peynir kavurması ) Helle,yalaş,turşu-turşu çorbası,cırıtta,küçüktene, unlu yiyeceklerden yufka (bişi) makarnası, kızartması, sinur vs.Pancar Çorbası: Lahana yaprakları ince ince doğranır. Kaynar suyu dökülür,mısır unu,tuz,biber,yağ vs İlave edilerek kaynatılır. En yaygın yemek türüdür. Eğer yaprakları kalın doğranmışsa “dallı iri pancar” denir.


Turşu Çorbası: Turşu önceden suya alınır. Yağı turşu mısır unu ve kaynar su ilave edilip pişirilir.
Yalaş : Mısır unu kaynamakta olan suya az az dökülüp karıştırılır. Tuzu vs ilave edilir. Koyulaşınca Küçük tabaklara bölünür ve pişirilen kapta mutlaka bırakılır. Ayrı bir kapta eritilen yağ ilave edilir. Kaşıkla izi yapılır.
Helle : Buğday unu (beyaz un) kaynamakta olan suya az az dökülüp karıştırılır. Tuzu ilave edilir. Koyulaşınca, Küçük tabaklara bölünür. Ayrı bir kapta eritilen yağ dökülerek son şekil verilir.
Keşkek : Orta Asya’dan beri Türk boylarının birlik beraberlik mesajı açısından geleneksel olarak bayramlarda,düğün ve eğlencelerde yada kutsal aylarda yaptıkları bir yemek türüdür.
Genellikle son yıllarda evlere yemek çeşidi olarak girmesine rağmen otuz yıl öncesine kadar köyümüzde cami avlularında yada harman yerlerinde hazırlanıp yapılır. Köy halkına ve misafirlere ikram edilir.
Son yıllarda belki eskiye özlem yada eski geleneklerimizi yaşatma uğruna köyümüzde bu güzel gelenek tekrarlanmaya başlanmıştır. Keşkek genellikle şeker bayramlarında veya önemli günlerde yapılır. Becerikli 5-10 kişilik ekiplerce hazırlanır. Bu ekiplerin başında da bir usta bulunur. Önce bir miktar odun hazırlanır sonra keşkeğin malzemeleri hazırlanır. Sığır eti,buğday çorbalığı,beyaz fasulye,tuz ve su.
Yapılışı ; Sığır eti küçültülerek önce suya konulup,kanı çıkarılır.Beyaz fasulye haşlanır. Buğday çorbalığı da haşlanır. Kazanlar saç ayak üzerine bırakılır. Ateş yakılır kazanın dibine kemikli et dizilir. Üzerine kemiksiz et dizilir. Beyaz fasulye üzerine buğday çorbalığı serilir ve tuzu konulur,suya konulan, ateş ölçülü yakılır. Keşkek dibine yanmasın diye görevli kişiler “eldeç” sobaları ile dönerek etin kemikten ayrılmasına kemiğin iyice eritilerek yenmeye hazır hale getirilmesine çalışır.

DAVET
Ramazan ayında iftar için aynı mahallenin veya köyün tamamının yemeğe çağrılmasına denir. Topluca akşam namazı kılındıktan sonra iftar yemeği yenir. Yemekten sonra yemek duası yapılır Aynı olay dini günlerde de olur. Evlerde mevlit okutulur. Kırkıncı ve elli ikinci gün adı verilen dini günlerde de davet yapılır. Davet sahibine “Allah kabul etsin, Allah Halil İbrahim bereketi versin “denir.O da “Amin” der.

ASKER UĞURLAMASI
Askerlik için pusulası çıkan gençler üç-beş kişilik gruplar halinde yaşlıları, hastaları ziyaret edip helalaşırlar ve dua alırlar. Askere gidecek gençler asker düğünü adı altında veda gecesi tertip ederler. Askere gidileceği son gün evlerinde otururlar. Komşular ziyarete gelir. Evde yufka açılır. Kuran-ı Kerim okunup,dua edilir. Bazıları da son akşam kemençe eşliğinde horon oynanıp eğlenirler. Her iki grupta sabahleyin köyün orta bir yerinde toplanırlar. Yol üzerindeki hastalara uğranıp, kabris-tanlıklar ziyaret edilir. Vakfıkebir Askerlik Şubesinden pusula alındıktan sonra, gruplar halinde arabalara binilir. Arabaya binmeden önce horon oynanır,dua ile beraber uğurlanır.Gençlerin askerliğini yapması ile birlikte ben-liğini bulduğu, tecrübe kazandığı düşünülür.Ve askerliği-ni yapan kişilere ona göre davranılır. (Askerliğini-Sefer-liğini yapmış adam)

BAYRAMLAŞMA (KURBAN-RAMAZAN )
Bayram günü en temiz elbiseler giyilir. Bayram namazından sonra camiden önce imam ve yaşlılar çıkar. Sıra olunur. Herkes birbirleriyle bayramlaşarak yan yana durur. Bayramlaşma bitince gruplar halinde kabristanlığa gidilir. Kuran-ı Kerim okunur. Aile ve konu komşularla bayramlaşılır. Kurban bayramında kurban kesildikten sonra ortaklar topluca etinden yedikten sonra dağılırlar.

HACI ZİYARETLERİ
Hacı adayları; yaşlıları, akrabaları,kabristanlık-ları, konu komşuları ziyaret edip helalleşirler. Sonra hac-ca giderler.Dönüşünde“hacı”olurlar. Hacı olan kişi, evine bayrak asar.Eş, dost, tanıdık veya tanımadık hacıyı ziya-ret ederler. Hacı evinde yemek yenir,hacı gelen kişilere hac anılarını anlatır. Gelenlere zemzem suyu (özelliği ayakta kıbleye dönülerek içilmesidir),hurma ikram edilir. Ayrıca tespih, koku (esans gülyağı ) hacı fesi (takke) fes. kına, yüzük de ikram edilir. Hacıya “Allah kabul etsin “ Hacı da “Allah sizi de nasip etsin”der.

HASTA ZİYARETLERİ 
Kişi ağır hasta olduğu zaman uzakta olan tüm yakınları çağrılır. Öldüğü an bütün yakınlarına haber verilir. Aile fertleri, kabristanlığı genelde her gün ziyaret eder. Cenaze evine akşamları komşuları ziyarete gider, Cenaze evinde Kuran-ı Kerim okunur.

CENAZE MERASİMLERİ
Cenazeye saygı duyulur. Cenaze genelde bir gün bekletilir. Uzakta bulunan yakınlarının gelmesi arzu edilir. Bekleme esnasında gündüz kadınlar cenaze yakınında bulunurlar. Dini yönden mahzurlu olan ağıt-lar hoş olmamakta, sitem ve isyan dolu ağlamalar, mahrem-namahrem ölçülerini aşan bağırış ve feryatlardan mevtanında rahatsız olduğu bir gerçektir. Geç vakte kadar kadınlar,cenaze yanında bulunur. Bekleme genelde evin dışında uygun bir yerde olur. Havalar soğuk ise evin içinde bekletilir. Mutfak dolapları çul veya dastarla ölçülür. Ölü yanında bir şey yenmez. Bu arada erkekler ev dışında ya da komşu evlerde bekler. Kadınların cenaze yanından ayrıldıktan sonra bekleme gençlere devredilir. Bekleme esnasında ölünün şişmemesi için karnının üzerine demir parçası veya bıçak bırakılır. Cenazeyi, akraba veya komşuların genç erkek çocuklar ücretsiz olarak sabaha kadar bekler.Mezarcılar,kabri hazırlar, hı-zarcılar mezar tahtalarını hazırlar. Cenaze evden çıka-ılırken, cemaatle helalleştirilir.Cenaze namazından önce musalla taşına konan cenaze tekrar helalleştirilir.Namazı müteakip yemin ve savm (oruç) için ayrılan fitreler ehline verilir. Rahmetli için; bir yemin kıyafeti olmak üzere 10 fitre,kazaya kalmış veya bozduğu bir gün oruç ile 60 gün kefareti, toplam 71 fitre ile “devir” işlemleri yapılır.

Daha önceki yıllarda bir aylık namazın kazası ve 10 yemin hesabı da yapılırdı. Devirin fitreleri, cenaze namazı kılındıktan sonra, cenazeye katılanlara “ıskat” olarak verilirdi. Ayrıca küçük çocuklar el ele tutuşup, ıskat beklerlerdi. Son yıllarda ıskatlar, önceden tespit edilen fakirlere verilmektedir.Definden sonra hafızlar aralarında yapılan taksimata göre Yasin süresi,Sure-i mülk,üç ihlas, müavizeteyn (felek ve nas),fatiha ve elif lam mimden sonra ehil bir kişi tarafından dua yapılır.Defin sonunda kabirdeki kişiye ehli tarafından telkin verilir.Ayrıca ölü üzerine,tahtalar dizilmeden kabir kağıdı bırakılıp,Kabe toprağı serpilir.Cenazeye katılan-lara ekmek,helva, bisküvi vs dağıtılır. Cenaze namazı farz-ı kifaye olmasına rağmen kadın erkek mutlaka iştirak etmeye çalışır.

(Not: Cenaze namazı kılınırken rekatlarda tekbir getirilirken başın yukarı kaldırılması yanlıştır.) 
Ölünün kırkıncı veya elli ikinci gününde “kırk okutma” veya “elli ikinci gece”adetleri yaşatılır.Komşu-lar ve akrabalar çağırılır, cemaatle kılınan akşam nama-zından sonra topluca akşam yemeği–davet yemeği yeni-lir.Yemek ve elli iki duası yapılır.Bu güne mahsus keşkek yapanlar ayrıca mevlit okutanlarda olabilir.Cenaze sahipleri ikinci günden itibaren evlerde yemek pişirmeye başlarlar.(Doğrusu üç gün komşuların yemek götürmesi veya yedirmesidir.)Cenazenin defnedildiği ilk gün gece, komşular cenaze evinde toplanır. Çok beklenil-mez,K.Kerim okunup dağılınır.Çünkü cenaze sahipleri yorgundurlar.Cenaze yakınları bir müddet kabristanlığı ziyarete gidip, dua okurlar.

DİL VE ŞİVE
Şalpazarı genelinde Öz Türkçe’nin konuşulduğu bir gerçektir. Ancak köyler arasında ufak tefek harf ve kelime değişikliğine rastlanmaktadır.Geyikliyi baz aldığı-mızda (k) harfinin (g) harfine döndüğü ve genizden söylendiği yazıya dökülmediği görünür. Ayrıca (t) harfi yerine (d) harfi,(b) harfi yerine (p) harfi,(ç) harfi yerine de (c) harfine dönüşülerek konuşulmaktadır. Daha ziyade eskilere dayanan bu konuşma yerini televizyon (İstanbul) Türkçe’sine bırakmıştır. Kelime değişikliklerine gelince; denemek (bakmak),hızan (çocuk),bayak (demin) şeklinde örneklere rastlanmaktadır. Ayrıca kelimelerin sonlarının düşürüldüğü de görülmektedir. Geliyorum (geliyum),ne diyorsun? (ne diyun),ne yapıyorsun? (ne yapıyun) gibi.

Geyikli’de 3 ayrı konuşma tarzı göze çarpmak-tadır.Gelmek kelimesi Lügütlü mevkiinde gelürüm, Uzunev-Kıran mevkiinde geliyum,Yumurcaktaş mevkiin-de de geliyuz-geliyunz mu? şekillerine dön-mektedir. Bu da bir çeşit zenginlik olsa gerek . Geyikli,söz ve yazım dilinde nadide beldelerden biridir. Kendine has akışkan bir Türkçe ile kendinizi bir anda Orta Asya’da zanne-debilirsiniz...Ama siz Geyikli’desiniz. 

GEYİKLİ BELDESİNDE KULLANILAN ŞİVE VE SÖZCÜKLER İLE CÜMLE İÇERİSİNDE KULLANILMALARI
Hable (Ha böyle) : Hable gel,bak.
Denemek (bakmak) : Ne deniyorsun bana?
Pancar (Lahana) : Akşama pancar çorbası var.
Pakla (fasulye) : Bu yıl pakla bol
Kartupu (patates) : Kartupuyu ilaçlamalıyız.
Ocak (soba) : Ocağımız eskidi 
Mektep (okul) : Çocukları mektebe götürdüm
Döşek (yatak) : Yeni döşek aldım
Şarba,cember (eşarp) : Kırmızı cember sana yakışmış
Siyah şarba sana yakışmadı
Patik (terlik) : Bir çift patik almalı
Darı (mısır) : Darı kaldı mı?
Tutacat,elbezi (küçük bez yama) : Tutaçağı bana ver.
Sağa,bağa (sen,ben) : Bağa baktı,sağa baktı
Zembil (sırtçantası) : Zembilimi elma ile doldurdum
İsti (sıcak,kaynar) : Sobanın üstünde su çok isti
Rey (oy) : Askerler rey kullanamazlar.
Zabatça (yarın) : Zabatça Trabzon’a gideceğim
Yalnız,tam (hayvanların ihtiyaçları için yapılmış ahşap,taş bina tam yıkıldı)
Bayak (az önce) : Bayak geldim.
Yalabımak(şimşek çarpması) : Bu gün yalabıdı

...... BİR GÜNÜ
Böğön çaşamba günü bir günü zabattan kalktım. Elimi- yüzümü yudum. Kalvaltımı yaptım. Üstümü-başımı (pırtılarımı) giydim. Çentimi alıp- okula giddim. Öline kadar beş ders gördük. Fadime gö bir şarba (cember) almış, çok haccak. İlküntü de dağıldık. Eve gelürken çitten geçtim. Ayağım hep çamur oldu. Şimdi ben niyapacağım. Eve geldim. Üstümü değiştirdim. Aşam yemeğinde karputu çorbası, turşu bi de makanna vardı. Yemeğimizi yedük Bize, obacılar geldi. Laf ettük. Gece,eletirik kesildi. Lamba yaktık. Garanduk da çok gorktum. Allah bizi ışıktan ayırmasın. ( AMİN )


.......BİR GÜNÜ
Bu gün Çarşamba günü sabahleyin kalktım. Elimi yüzümü yıkadım. Kahvaltımı yaptım. Elbiselerimi giydim. Çantamı alıp okula gittim. Öğleye kadar beş ders görüldü. Fatma, mavi bir eşarp almış çok güzel. İkindi de dağıldık. Eve gelirken bahçeden geldim. Ayağım, hep çamur oldu. Şimdi ben ne yapacağım? Eve geldim. Elbisemi değiştirdim. Akşam yemeğinde patates çorbası, turşu bir de makarna vardı. Yemeğimizi yedik. Bize, Oturmaya geldiler. Sohbet ettik Gece, elektrik kesildi. Gaz lambasını yaptık. Karanlıkta çok korktum. Allah, bizi ışıktan ayırmasın (AMİN )


KELİMELER,
YANLIŞ - DOĞRU
Katık Ayran
Acışmak Acımak
Emice Amca
Anaktar Anahtar
Afur,ahur Ahır
Ağpalak Akçiğer
Depesi üstü Ani karar vermek
Alisman Ali Osman
Havuncak Az,çok az
Dinelmek Ayağa kalkmak
Galyun Ağızlık
Çavun Ayak izi
Esker Asker
Aşam Akşam
Angara Ankara
Aca Acaba
Anlaklamak(denemek) Bakmak
Banmak Batırmak
Bitike Birazcık
Bağarsuk Bağırsak
Tivsi Küçük balık
Fişek Boş kovan
Püskürüt Bisküvi
Tam takır Bom boş
Zeğet Biraz sonra
Koynum Beden,gövde,kuçak
Sift,siftin Bir birinci Buzu Buzağı
Bekiletmek Berkitmek,sert vurmak 
Has un Buğday unu
Bilersük Bilezik
Tütünçelik Baca
Yama, yamalık Bez parçası
Tükan Bakkal, dükkan
Böğön Bugün
Mık, mıh Çivi
Ecünnü Cin
Tıhnıt,tıhnız Cimri
Cingan Çingene
Tuyluk Basit çadır
Uşak, hızan Çocuk
Cücük Civciv
Çenti, camadan Çanta
Kerme Çiftlik gübresi
Caydak Çıplak 
Tömelmek, domalmak Çömelmek
Cehiz Çeyiz
Demlik Çaydanlık
Kopça Düğme 
Bayak Demin
Terek, raf Dolap
Domat Domates
Tokdur Doktor
Sarma Dolma
Tıfar Duvar
Demen Değirmen 
Dıman Duman
Şarba, çember Eşarp
Ellik Eldiven
Gavunçolmak Erkeğin edep yerlerinden darbe alması
Takaut Emekli
İnesü Eynesil
He,hecük Evet
Pıhtı, palan Elbise
Enük Enik, köpek yavrusu
Nav, navu Efendim
Alma Elma
Güllük Eğrelti otu
Erük Erik
Fistan Elbise
Eşi Ekşi
Fadime Fatma
Sıçan Fare
Kerme Gübre
Enteri Gömlek
Garigen Göknar
Holtak Geniş
Ayam Gün 
Göğ Gökyüzü
Cam ışık Gazlambası
Bıldır Geçen sene 
Haccak Güzel 
Göscek Gözlük
Ehya Sun-i gübre
Güpürtü Gürültü
Vaa Hey
Üsin Hüseyin
Hoturamak Homurdamak
Zat yok Hiç yok
Ürmek Havlamak
Yanlak Hayvanların yemlerinin vs. konulduğu eve bitişik yapı.
Peskil Havlu
Höl Islak 
Sırgan Isırgan
Übrük İbrik
Sekmen İskemle
İbram İbrahim 
Meci İmece
İlküntü İkindi
İksan İhsan
Garsaldak İşe yaramayan eşya 
Işıldik Islık
Nafle,sölempe İşe yaramaz
Cenderme Jandarma
Gırbuğu Kurbağa
Keler Kertenkele
Kiprit, evza Kibrit
Pancar Karalahana
Kopmak Koşmak
Pisik Kedi
İt Köpek
Gap, gacak Kap, kacak
Örme Kazak
Gız Kız
Mücürüm Kötürüm
Cakıramak Hızlı koşmak
Kaynata Kayınpeder
Buyul Bir kere, defa
Gamiyun Kamyon
Bant Kaset
Sövmek Küfretmek
Galiçi Kalaycı
Açacak, kirliyecek Kalemtıraş
Sıpartlamak Elbise kolunun yukarı çekilmesi
Koynum Kucak, beden
Kayrula Karyola
Gelek Kağıt
Kevgir, iliştir Süzgeç 
Gave, kahve Kahvehane
Say Kaya, kayalık
Geçi Keçi
Kaplık Kaplama kağıdı
Gayış Kemer
Kuş lastiği Kuş sapanı
Gadın, gadun (k) Kadın
Tutacak, yamalık Küçük bez, yama
Darı Mısır
Mısta Mustafa
Basmıyacak Basamak
Memet Mehmet
Oklava Merdane
Teseltü Misal
Gö Mavi
Töngel Muşmula
Hale Nasıl
Post Namazlık, seccade
Anuk Nane
Üddek ödlek, korkak
İlekün Önceki gün
Öğlin Öğleyin
Rey Oy
Göresi olmak Özlemek
Ham kozak Olgunlaşmamış
Pezük Pazı
Naylon, torba Poşet
Pontul Pantolon
Gocuk, parke Pardösü
Gostil, kartopu, patatis Patates
Radi Radyo
İlecep Recep
Uyra Rüya 
Örüzger Rüzgar
Posur Pis
Pir pil
Pattamak patlamak
Bek Sesli
Habutetmek Sırta almak
Iymak Sermek, görmek
Zembil Sırt çantası
Haşimdi Şu an,şimdi
Zabah Sabah
Tavlu Şişman
Pöşkü , ocak Soba
Socan Solucan
Deynek Sopa
Isıcak, isti,ımuk Sıcak
Ürümek Sollamak
Sahan Tabak
Dilki Tilki
Çardak Tavan
Deze Teyze
Patik, nalin Terlik
Tata Tahta
Çit, talla Tarla
Gübür Toz, çöp
Dınnak Tırnak
Trabzan Trabzon 
Dadduk Tatlı
Cilim Toprağın ağır oluşu
Pahıl Tamahkar, aç gözlü
Bu beri keçe Taraf
Dınmak Tırnak
Sınmak Hayvan tırnağı
Şalpara Küçük tencere
Kopmuş Üzülmüş
Uçi Uçuyor
Zahra Un yükü
Suya girmek Yıkanmak
Evlünü Yeterli
Teltükl Yanlış
Yunmuş Yıkanmış
Döşek Yatak
Yüzlük Yüzük
Zabatça Yarım
El Yabancı
Bişi Yufka
Iyılmak Yayılmak
Kanrılmak Yamsılmak 
Manca Yemek
Zumbuk Yumruk
Tuluk Yanak
Tutulmuş Yakalanmak
Zat Yok 
Sövgenmek Yaslanmak
Tıkanmak Zorlanmak
Ehnez Zayıf
Copyrigt © 2017 Geyikli Beldesi Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ®
Bu site alemdarhost.com sunucularında barındırılmaktadır