Tarihçemiz

   Tarihçemiz

GEYİKLİ’NİN TARİHİ

Geyikli’nin kuruluşu tarihinin 1500-1550 yılları olduğu tahmin edilmektedir. Eski adı Alagâvur iken 1957 yılında İçişleri Bakanlığının izniyle adı Geyikli olarak değiştirilmiştir. Kuruluş yeri ise değişmemiştir. Yöreye Alagâvur adının nasıl verildiği bilinmemektedir. Bu hususta birkaç rivayet vardır.

Rivayete göre,yöreye uzun yıllar,ala saçlı (saçla-rının bir kısmı doğuştan beyaz) veya çiçek yada sedef hastalığına tutulmuşta olabilen bir Rum (kalaycılık, demirci ve bakırcılık) ustası gelir.Hayli meşhur olan kalaycı Sonbahardan İlkbahara kadar köyde kalaycılık yapar.Civar köylerdeki insanlar kapkacak kalaylatmak için,Alagâvur’a gidiyorum,İfadesini sıkça kullanırlar .Bu doğuştan ala saçlı Rumdan dolayı köyün adı Alagâvur olarak kalır.

Diğer bir rivayete göre, halk helva kavurmak is-ter.Bu işin erbabları bulunamaz.Helva güzel kavrulamaz. Kavruldu,kavrulmadı diye birbirleriyle ağız kavgasına tutuşurlar.Nihayet ala-mala kavur denir.Alagâvur adına zamanla dönüştüğü kabul edilir. Bu ifadenin zamanla “Ala gâvur” şekline dönüştüğü kabul edilir.

Karadeniz Bölgesinde denize yakın dağların en yükseği olan Sisdağı (2.182m) Geyikli’nin sınırları içerisindedir.Geçmişte Sisdağının eteklerinde bol ve gür gürgen ve ladin ağaçlarından oluşan orman mevcuttur. Zamanla tahrip olan bu ormanda bol av hayvanı bulunur.Özellikle geyik hayvanının civarda bulunmaması sadece bu orman da bulunması nedeniyle Geyik+li adı ile anılır.

Yörenin denize uzak oluşu ve yükseltinin de fazla olması nedeniyle,yerleşim birimindeki halk toprağa bağlıdır. Tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlamak-adır.Yörede Rumca bilen yoktur. Bitki,hayvan,mahal-mevki ve insan isimleri hep Türkçe’dir. Kabristanlıklar İslami usullere uygun tanzim edilmiştir.

Yerleşim bu günkü nesille alakalı olmadığı yani kesintili (aralıklı) olduğu söylenilebilir.Ciddi manada hiçbir ip ucu yoktur.Gültepe mahallesi Tarım Kredi Kooperatifinin yapıldığı mezarlık arazisinde sadece küçücük bir diş minesine rastlanabilmiştir.Mezarların en ve boyları hayli abartılıdır.Ancak İslami geleneklere uygunluk göze çarpmaktadır.Yine Gültepe mahallesi Lügütlü camii yanı mezarlığı ve yanındaki (Eski )medresenin ne zaman yapıldığı da bilinememektedir. Ayrıca Gültepe-Merkez Camii yanındaki mezarlığında tarihi bilinmemektedir. Yeni Mahalle-Irsakköyde tarihi bilinmeyen bir mezarlık vardır. Yaşlılardan “Açlar mezarlığı” şeklinde duyanlar vardır.Şu bir gerçektir ki ilk yerleşme Gültepe mahallesi,Güney mahalle mevkidir ve buradan dağılmalar oluşmuştur. Çünkü Kılıfoğullarının arazilerinde kiremit ve kil kalıntılarına rastlanmıştır.

DEMİRCİ İBRAHİM

İlk gelenler denilince demirci İbrahim akla gelir. Nereden, ne zaman geldiği bilinmemektedir.Zengin, var-lıklı bir kişi olduğu sanılmaktadır.Şalpazarı’nın yukarı tarafındaki Ağasar deresinin batı kısmına yerleştiği sanılmaktadır.

Fidanbaşı (Tımara) topraklarının verimli olabile-ceğinden hareketle oğullarından birini buraya yerleştirmiş, beş oğlu olan Demirci İbrahim,oğlunun birini de Gültepe mahallesi güney mevkiine yerleştir-miştir.Yazın bahçenin bakımı için gelinler gönderilmiş. Gelinler “Ayıdan tarlaya varamadık”demiş,köyün daha yukarıları orman ile kaplı imiş.Yüksek kesimlere,kışın da alçak kesimlere gelinmekte imiş.Gökçeköy deresine köprü yaptırdığı sırada,Alaca dağından bir yabancı gelmiş aç olduğunu söylemiş.Demirci İbrahim yabancıyı misafir etmiş,yedirmiş-içirmiş adam adres bırakıp “başın sıkışırsa beni bul demiş” Tonya ve Görele ile sınır davaları olmuş,Demirci İbrahim çantasını azığını alıp hanımına “yabana” gittiğini söylemiş.Misafir ettiği adamı bulmuş,adam;İstanbul da padişahın “Kuyudat kaleminde ”imiş,görevi de memleketi gezip,sınır tespiti yapmakmış, Demirci İbrahim derdini anlatmış,bu günkü Ağasar sınırı “Kuyudat ta zapta”geçmiş.Adamın yazarken Demirci İbrahim “Aç bacağını aç”dediği rivayet edilir.(sınırı genişlet)İstanbul’dan padişah tuğralı fermanla dönen, Demirci İbrahim sayesinde davalar sona ermiş, sınırlar çizilmiş.

Demirci İbrahim’in oğlunun neslinden geldiği zannedilen kabileler şunlardır.İbrahim Oğulları,Paşa Oğulları (Demirbaş) Öküz Oğulları (Öngöz-Yeter) Deli Mehmetoğulları (Beldüz-Özer) Dervişoğulları (Türkmen) Bektaşoğulları (Bektaş) Aydın Oğulları (Aydın).

Derviş Oğullarından molla İbrahim Oğlu, Geyikli merkez camii İmam-Hatibi H.Hafız Hüseyin TÜRK-MEN’ den nakledilmiştir:Emekli Hafız Hüseyin TÜRK-MEN 1982 yılı Haziran ayında,Ordu ili Perşembe ilçesi, Boğazçık köyüne göçen Derviş Oğullarını ziyarete gittim.104 yaşında bulunan Dervişoğlu Hacı Şerif DUR-MUŞOĞLU ile görüştüm.H.Şerif DURMUŞOĞLU: ”Babamın babası 204 yıl,önce Alagâvur’dan ayrılmış ”ifadesini kullandı.1778 yılına rastlayan bu tarihte Dervişoğullarının yaşadığı aşikardır.Ancak “İlk yerleşendir.”manasına da gelmemektedir.

GEYİKLİ BELDEMİZİN SINIRLARI:

Doğu sınırı : Doğancı ve Dorukkiriş Köyleri ile sınır.Sınırı Ağasar deresi belirler.Güdün köprüsünden başlar dereyi takiben Simenli köyü sınır başlangıcı olan dere üzerindeki Tombul Taş’ta son bulur.

Güney sınır : Simenli köyü ve Gökçe köyü ile sınırdır.

Simenli köyü sınırı : Ağasar deresi üzerindeki Tombul Taş’dan başlar Irsak köy bağlısı ile Simenli köyü arasındaki ırmağı takiben Hapisoluğu,Çamurlu Tekne,Sel Boğazı (Zelifçe Boğazı) Dimit Tepe,Guguk Dağı ve patika yolu takip ederek Çakmaklık Boğazında son bulur.

Gökçeköy köyü sınırı : Çakmaklık Boğazından başlayan Yayla yolunu takiben,Kireçocağı yine yayla yolunu takiben Sandık Gölü’nün kuzeyindeki Çayır Deresinde son bulur.

Batı sınırı : Giresun İli Görele İlçesi,Bayazıt köyü ile sınırdır.Çayır deresinden başlar. Derenin doğusunda bulunan Yıkık Değirmen’de beton kazıkla sabitleştirilen noktadan başlayarak buradan Çayır deresine kuzeye doğru izleyerek derenin iki kola ayrıldığı noktaya çekilen hat,buradan kuzeydeki kolu izleyerek bu kolun kaynağına çekilen hat buradan da Halil Evliya Tepesinin (Rakım 2118) zirvesinde son bulur. (30 Aralık 1988Kenan EVREN (Cumhurbaşkanı) Turgut ÖZAL (Başbakan),İçişleri Bakanı Mustafa KALEMLİ’nin zamanında hazırlanan üçlü kararname ile belirlenmiştir.)

Kuzey sınırı : Pelitçik ve Güdün köyü ile sınırdır.

Pelitçik köyü sınırı : Halil Tepesinden başlayarak Tombul Taşın doğusundaki araba yolunun virajı ,(Erkeksu Üçoluk) buradan Kavacık deresinin Belen boğazındaki kaynağına çekilen hat. Buradan derenin oluş istikametini takiben Lügütlü Mahallesinden gelen patika yol üzerindeki Geciroğlu köprüsü,buradan kuzey istikametindeki Eski Medrese Camisinin ve mezarlığının batısında Güdün-Pelitçik köyü ile Geyikli sınırının kesiştiği noktadır. (Gındıloğlu Mahallesi)

Güdün sınırı : Güdün-Pelitçik-Geyikli sınırının kesiştiği nokta (Cimitkaya) buradan Eski Medrese Camisi ve mezarlık,caminin ve mezarlığın doğusundaki dere,bu dereye takiben dere üzerindeki kemer köprü ve buradan Ağasar deresine inen hatta son bulur.

Trabzon İli Şalpazarı İlçesine bağlı olan Geyikli Beldesi Şalpazarına 10 Km Beşikdüzüne 26Km ve Trabzon’a 76Km uzaklıktadır.Rakım 300m-2182m arasındadır.Doğudan batıya doğru 10 Km,Kuzeyden Güneye doğru ise 12Km, Yüzölçümü Toplam, 120 km²’ lik yüz ölçüme sahiptir.

Copyrigt © 2017 Geyikli Beldesi Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ®
Bu site alemdarhost.com sunucularında barındırılmaktadır